İLGİNÇ VİDEOLAR /// Hayat Kurtaracak 9 Bilgi

Yanan bir binada kaldığınızda ne yapacağınızı biliyor musunuz? Ya da erkekseniz ve gebelik testi yaptığınızda sonuç pozitif çıkarsa bunun ne anlama geldiğini? İşte hayat kurtarıcı 9 önemli bilgi!

Video Link : https://youtu.be/gbv7QiZdrNs

PKK DOSYASI : İstihbaratın PKK raporu !

İstihbarat birimleri terör örgütü PKK’nın silah ve mühimmat bağlantılarını raporlarla ortaya koydu. Raporlara göre örgütün eline silahlar Rusya, Çin İtalya, ABD gibi ülkelerden geliyor.

İstihbarat birimleri terör örgütünün silahları nereden temin ettiğini araştırdı. Hangi ülkelerin PKK’ya yardım ettiği sorusuna da cevap arandı. Araştırma sonucu raporlaştırıldı.

Rapora göre, örgütün asfalt ve yol kenarlarına döşediği A-4 ve C-4 patlayıcıları Rusya, Güney Kore ve Çin yapımı.
Terör örgütünün kullandığı mayınlar İtalya, Almanya ve Rus yapımı çıktı.
Rusya ve Almanya aynı zamanda örgütün kullandığı el bombalarının da üretildiği ülkeler. El bombasında bu iki ülkeye ABD de katılıyor.

İstihbarat raporunda patlayıcıların nasıl saklandığı, nasıl hazırlandığı ve nasıl taşındığı da detaylıca anlatılıyor. Buna göre, patlayıcılar kamp ve mağaralarda saklanıyor, saldırı için parçalar halinde katırlarla dağ yollarından sınıra getiriliyor, sınırdan sonra ise araçlarla saldırı için belirlenen noktalara taşınıyor…

Raporda terör örgütüne hangi ülkelerden silah geldiği de sıralandı. Roketatarlarda Rusya, Irak ve Çin başı çekerken, Rusya ve Çin kaleşnikoflarda da öne çıkıyor, bu iki ülkeyi Macaristan ve Bulgaristan gibi ülkeler izliyor. PKK’daki tabancaların menşei ise Çekoslovakya, İspanya ve İtalya….

Menşei belirlenen silahların Irak ve Suriye ordusundan temin edildiğine yer verilen raporda, Esad ile PKK’nın işbirliği yaptığına dikkat çekiliyor.
İşbirliği kapsamında DAEŞ ve Suriye ordusundan kalan silahlar terör örgütüne bırakılıyor.
İstihbarat raporunda altı çizilen bir tespit de terör örgütünün, menşei belli olmasın diye elindeki silah ve patlayıcıların seri numaralarını sildiği oldu.

PKK DOSYASI : PKK en büyük gelirini kaçak sigaradan sağlıyor

İstihbarat raporlarında, PKK ile birçok terör örgütünün en önemli finans kaynağının kaçak sigara olduğu belirtildi.

İstanbul Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü, 2015 yılında düzenlediği 160 ayrı sigara kaçakçılık operasyonlarında 300 kişiyi gözaltına aldı, 5 milyon paket kaçak sigara ele geçirdi. Türkiye genelindeki operasyonlarda da 80 milyon paket kaçak sigara yakalandı. Bu sigaraların mali değerinin yarım milyar TL olduğu öğrenildi.

‘VERGİ’ DİYE ‘HARAÇ’ ALIYORLAR

İstihbarat birimleri de hazırladıkları raporlarında ilginç verilere ulaştı. 2013’te Türkiye’de satılan sigaraların yüzde 20’sinin kaçak olduğu, son yıllarda yapılan etkin operasyonlarla bu rakam 2015 yılında yüzde 11’e kadar indiği belirtildi. Raporda ayrıca, PKK başta olmak üzere terör örgütlerinin en önemli gelir kaynakları arasına sigara kaçakçılığının girdiği belirtildi. İstihbarat raporlarına göre, kaçak sigaralar Bulgaristan ve Irak’ta üretilip Irak, Suriye, İran ve Gürcistan üzerinden yurdumuza sokuluyor. PKK buralardaki tüm kaçakçılardan yüklü miktarlarda vergi adı altında haraç alıyor.

İŞTE YOL HARİTASI

Bulgaristan’dan alınan sigaralar Irak ve Suriye’ye ihraç ediliyor gibi gösterilerek Mersin Limanı’ndan Suriye ve Irak’a gönderiliyor. Yükün büyük kısmı Van, Doğubeyazıt gibi sınır bölgelerinden yurda sokuluyor. Kaçakçıların son rotası ise sigaraları Gürcistan’a ithal ediliyor gibi gösterilip TIR’lara yüklenerek Sarp Sınır Kapısı üzerinden yurda sokuluyor.

ULUDERE KATLİAMI DOSYASI : ‘Komutanım bunlar kaçakçı’

Uludere’de PKK’lı grubun geçiş yaptığı istihbaratı ve yapılan bombardımanla ilgili Genelkurmay’ın MİT’i suçlamasının ardından, dosyaya ‘Tüm komutanların grubun terörist olmadıklarına’ dair verdikleri ifadeler de girdi. Buna rağmen bombardıman yapıldı.

Cumhuriyet Gazetesi 2011’de Uludere‘de 34 kişinin öldüğü ‘yanlış istihbarat’a dayalı bombardımanla ilgili belgeler yayınlamaya devam ediyor.

Habere göre bölgede çoğunluğu çocuk 34 vatandaşın savaş uçaklarıyla bombalanıp öldürülmesiyle ilgili dosya, bombardımandan önce ilgili tüm askeri birliklerin kanaatinin sınıra yaklaşan grubun “terörist değil, kaçakçı olduğu”, buna karşın Genelkurmay’ın bombalama kararı verdiğini ortaya çıkardı.

İHA’yı (insansız hava aracı) kullanan yüzbaşı ile İHA Filo Komutanı, Sınır Tümen Komutanı, Jandarma Komanda Tugay Komutanı, 2. Ordu İstihbarat Komutanı’na kadar birçok subay, grubun kaçakçı olduğu yönünde üstlerini uyarmaya çalıştıklarını, ancak bombardımana karar verilince kendilerinin bilmediği önemli bir bilginin Genelkurmay’da olduğunu düşündüklerini belirten ifadeler verdi.

Dosyadaki en trajik ifadelerden biri de grubun kaçakçı olduğunu düşünen İHA kullanıcısı subayın, savaş uçakları için hedefi lazerle işaretlemekle görevlendirildiğini anlatması oldu.

Cumhuriyet Gazetesi, takipsizlik kararıyla kapatılan Roboski soruşturmasında yer alan tanık ve şüpheli ifadelerine ulaştı. Şimdiye kadar, sadece 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Komutanı Albay Aygün Eker’in Genelkurmay’ı grubun kaçakçı olabileceği yönünde uyardığı ortaya çıkmıştı. Gün yüzüne çıkan yeni ifadeler ise sadece Albay Eker’in değil, askeriyedeki genel kanaatin bu olduğunu ortaya koyuyor.

‘Üzerine vazife değil!’

Batman 2. İHA (İnsansız Hava Aracı) Filo Komutanlığı emrinde görev yapan Hava Pilot Kurmay Binbaşı A.İ.Ş, 25 Kasım 2013’te Genelkurmay Askeri Savcılığı’nda tanık olarak verdiği ifadede, olay günü görüntülerde yük hayvanı ve insanlardan oluşan kalabalık bir grubun kuzeye doğru intikale başladıklarını gördüğünü ve grubun kaçakçıya benzediğini 2. Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi’ne (BHHM) telefonla bildirdiğini anlattı. Bu sırada odaya giren 14. İUS Üs Komutanı Albay F.Y’nin kendisine “üzerine vazife olmayan işlere karıştığını” belirterek kızdığını belirten Şahin, şöyle devam etti:

‘Yanlış yaparsınız…’

“Bu görüşmeden yarım saat sonra telefonda görüştüğüm 2. BHHM Amiri Kurmay Albay A.K’nin söylemlerinden ilerleyen saatlerde hava operasyonu düzenlenebileceği izlenimi edindim ve kendisine ‘Komutanım yanlış yaparsınız, bunlar kaçakçıya benziyor’ dedim. K.Albay bana ‘Bir şey olacağı yok, izliyoruz’ dedi. Bu görüşmelerimiz gayri resmi olduğundan harekât odası ceridesine yazmadım.”

Olayda grubun hangi gerekçelerle terörist olarak vasıflandırıldığını ve hava taarruzuna ne şekilde karar verildiğini bilmediğini belirten Ş., hava harekâtı konusunda karar verme yetkisinin Genelkurmay’da olduğunu, kendilerinin ise konu hakkında 2. BHHM ve 2. Ordu Komutanlığı ile görüştüklerini söyledi. Ş., “Normal şartlarda bir grubun terörist olup olmadığına ilişkin karar alınırken bölgeden sorumlu tüm birlik komutanlarından görüş alınması gerekir. Neticede tüm görüşmeler sonrası alınan kararın icrası için emir verilmesi gerekir. Somut olayda sorumlu birlikler ile karar organları arasında bir koordinesizlik yaşanmış olabileceğini düşünüyorum” dedi.

‘İlk bilgi ABD’den’

Binbaşı Ş., hava harekâtına yönelik istihbaratlar konusunda da daha önce gündeme getirilen önemli bir iddiayı ifadesinde dile getirdi:

Emin olmamakla birlikte görüntülerin ilk tespit edildiği bölgede bir hareketlilik olduğu bilgisinin Irak’ın kuzeyinde faaliyet gösteren Amerika Birleşik Devletleri’nin predatör İHA’sı tarafından Türk makamlarına bildirildiğini, bu bilgi üzerine sorumlu birliklerin tamamının görüntüyü izlemeye başladığını biliyorum, bu bilgim duyuma dayalıdır. Kim ya da kimlerden duyduğumu hatırlamıyorum. Buna ilişkin bilgi predatör faaliyetlerini takip eden Genelkurmay Karargâhı’nda olsa gerek.”

Harekât Şubesi: Kaçakçı

Binbaşı Ş.’nin telefonla arayarak grubun kaçakçı olduğunu bildirdiğini teyit eden Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekât Şubesi’nde Harp Subayı olarak görev yapan Binbaşı İ.G.H. de ifadesinde “2. İHA Filo Komutanı A.İ.Ş. telefonla aradı. Hedeftekilerin terörist olmayabileceğini ve yapılması planlanan hava taarruzundan haberdar olduğunu söyledi. Telefonla konuşurken yanımda olan 2. BHHM amiri Albay A.K’ye, A.İ Binbaşı’nın söylediklerini aktardım. A.K. Albay herhangi bir girişimde bulundu mu bilmiyorum” dedi.

Albay A. K: Hatırlamıyorum

2. BHHM Amiri Kurmay Albay A. K. de Batman İHO Filo Komutanlığı ile yaptığı görüşmelerden sonra gruptakilerin kaçakçı olduğuna dair kanaatleri olduğunu belirterek bu kanaatin hava taarruzuna karar verilmeden önce kendisine iletildiğini kabul etti. Kazdal, hava taarruzuna karar verildikten sonra da grubun kaçakçı olduğuna ilişkin kanaatinin devam ettiğini belirterek “2. Ordu Komutanlığı ile ya da üst komutanlıklarla yeniden mutabakata varılması için görüşme yapılması talebinin iletilip iletilmediğini hatırlamıyorum. Bu tür bir talep iletilmişse de bu talebi karşılayıp üst makamlarla görüşme yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum” dedi.

K., hava taarruzu için emir geldikten sonra bunu “askeri hiyerarşiye aykırı olacağı için” tartışmadıklarını da söyledi.

‘Teröriste benzemiyorlardı’

Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komanda Tugay Komutanı Tuğgeneral N.E.P de Genelkurmay Askeri Savcılığı’na verdiği ifadede İHA’nın aktardığı görüntülerdeki kişilerin kaçakçı olduklarını değerlendirdiklerini belirterek, görüntüleri izlerken Tümen Komutanı Tümgeneral İ.B’nin de grubun kaçakçı olduğu görüşünü paylaştığını ve “terörist olmaları halinde aydınlatma mermilerini ve top atışlarını fark edince dağılmaları” gerektiğini söylediğini aktardı. Tümgeneral P., görüntülerle ilgili konuşmalar devam ederken uçakların grubu bombaladığını gördüklerini anlatarak “Tümen Komutanı ve ben şaşırdık. Çünkü harekât merkezindeki genel kanaat ısı kaynaklarının kaçakçılara ait olma ihtimalinin daha yüksek olduğu yönünde idi” dedi.

P., süreç boyunca üst komutanlıkların sınıra yaklaşan grubun Tümen Komutanlığı’nca nasıl değerlendirildiğini sorduklarını da hatırlamadığını söyledi. P., Tümen Komutanı B.’nin bombalamadan sonra “kendisince bilinmeyen önemli bir sebebe binaen bombalamanın gerçekleşmiş olabileceğini söylediğini” belirtti.

CUMHURİYET

RUSYA DOSYASI /// VİDEO : Rusya ve Estonya, Sınırda Ajan Değiş Tokuşu Yaptı

İki ülke arasında filmleri aratmayan bir ajan değişimi yaşandı. Rusya, Estonya’nın istihbarat ajanı Eston Kohver’i, Moskova adına ajanlık yapan Aleksey Dressen’le değişti.

VİDEO İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

Rusya, daha önce yakaladığı Estonya‘nın istihbarat ajanı Eston Kohver’i Moskova adına ajanlık yapan Aleksey Dressen’le değişti. Ajan değiş tokuşu, Rusya-Estonya sınırında Piuza nehiri üzerindeki köprüde yapıldı.

AJAN DEĞİŞİMİ

Rusya Federal Güvenlik Servisi FSB’den yaplan açıklamada, "26 Eylül‘de Kuniçina Gora sınır kapısında köprü üzerinde, Rusya‘da casusluk yaptığı gerekçesiyle tutuklanan Estonya istihbaratı yetkilisi Kohver, Estonya İçişleri Bakanlığı Güvenliği dairesi eski subayı Dressen’le değiştirildi. Dressen, FSB’ye gizli bilgiler aktardığı için mahkum olarak cezasını çekiyordu." bilgisi verildi.

ÖNEMLİ BİLGİLER AKTARMIŞ

İnterfaks haber ajansına konuşan bir Rus istihbarat kaynağı, Dressen’in 20 yıl içinde Rusya istihbaratına Baltık cumhuriyetlerinde ABD ve İngiltere istihbaratının faaliyetleriyle ilgili önemli bilgiler aktardığını iddia etti. Dressen sayesinde Rusya‘da çok sayıda batılı casusların ortaya çıkarıldığı ve Baltık Cumhuriyetlerinde Rus karşıtı eylemlerin gerçek organizatörlerinin kimlikleri tespit edildiği belirtildi.

Aleksey Dressen

ESTON KOHVER

Kohver, 5 Eylül 2014’te FSB tarafından Rusya-Estonya sınırında yakalanırken, Dressen ise 2012 yılında Estonya‘nın başkenti Tallin Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı.

AK PARTİ DOSYASI /// VİDEO : AKP’LİLER BU VİDEOYU KÖŞE BUCAK SAKLAMAYA ÇALIŞIYOR

VİDEO LİNK :

http://arizalitv.web.tv/video/akpliler-bu-vidyoyu-kose-bucak-saklamaya-calisiyor__n7tpnngphsk

KIBRIS DOSYASI : Kıbrıs’ta Saklanan Gizli Şehir İnanılmaz !

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=hHzYdSJhhYE

Bu gizli Şehir, 1974 yılında 13 Ağustos’ta (o gün son bulan) İkinci Kıbrıs Harekâtı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirilmiştir.

1974 öncesi Akdeniz’in en ünlü tatil merkezlerinden biri olan Maraş, şu sıralar Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen ve Kıbrıs adasını ikiye ayıran "Yeşil Hat" tampon bölgesindedir. İçerisinde BM’ye ait bir adet bina bulunmaktadır. Yaklaşık 400 metre ilerisinde ise altı apartman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne orduevi yapılması için tahsis edilmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile orduevi yanında bulunan kız öğrenci yurdunda kalan öğrenciler dışında içeriye giriş kesinlikle yasaktır. Hayalet şehri görmek isteyen yabancı turistler Maraş İkon Kilisesi’nden öteye gidememektedirler.

Annan Planı’na göre kapalı Maraş, Rum tarafının denetimine bırakılacaktı. Ancak yapılan referandumda Annan planı Kıbrıs Türk’lerince kabul edilmesine rağmen, Kıbrıs Rumları tarafında reddedilince, bu gerçekleşmedi.

İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo